HİLAL YALÇINKAYA

1992 yılında doğdum. Babamın mesleğinden dolayı bir çok şehirde yaşama şansı buldum. Adapazarı’nda bir anaokulunda öğretmenim bana ne olacaksın büyüyünce diye sorduğunda, hayvan doktoru olacağım demiştim.

Daha bir veteriner hekim bile tanımamışken bu fikrin aklımda nasıl yer ettiğini ben dahil kimse bilmiyor.

İlkokulu Adapazarı, Aydın ve Balıkesir’de okudum. Balıkesir İstanbulluoğlu Anadolu Öğretmen Lisesinden mezun olup ailemin ve öğretmenlerimin tüm vazgeçirme çabalarına rağmen okulumun ilk veteriner fakültesi öğrencisi oldum. Böylece 2010 yılında Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesinde mesleki macerama başlamış oldum ve 2018 yılında mezun oldum.

Çocukluğumu sokakta gördüğüm her hayvanı eve taşıyarak ve neden köpeğimiz olamıyor diye feryat ederek geçirdim. Annem sanırım yatağımın altında beslediğim kurbağayı yakalayıp, apartmanı mesken tutan karıncaları da benim beslediğimi farkettiği zaman direnmekten vazgeçti ve apartman kurallarının izin verdiği her hayvanı evde besleyebildim. Sonra Aydın sokaklarını birbirine kattığı için babama getirilen Leydi ve Lord isimli iki terrier hayatıma girdi. 2. yılımızda vahşi hayvan saldırısı nedeniyle Lord’u kaybettik. Leydi ile de 4 yıl kadar beraber yaşadıktan sonra bir tayinle yollarımız ayrıldı. Onu almak için geri dönemeden o bizden ümidini kesip ortadan kaybolmuştu. O gün bir dost sahiplenmenin ne demek olduğunu daha iyi anladım. Ortaokul yıllarımda kaplumbağam Rüzgar bize katıldı ve onunla su kaplumbağalarına ve egzotik hayvanlara gerçekte nasıl bakılması gerektiğini öğrendim. 14 yıl beraber yaşadıktan sonra habitatına uygun doğal yaşama kavuşturdum. Lise yıllarımın sonunda bir alman çoban olan kızım Güneş’i ailemize kattık ve 10 yıldır mutlu bir birlikteliğimiz var. Üniversite yıllarımızda ev arkadaşımla sahiplendiğimiz kedimiz Fiku ise şuan 6 yaşında diğer annesi ile yaşıyor.

Gerçek güveni, şefkati iletişimin bambaşka bir boyutunu ben onlarla öğrendim. Bugün hala başını okşadığım her hastamdan birşeyler öğreniyorum ve iyi ki bu mesleği yapıyorum diyorum.

2018 Aralık ayında hayatımızı kurmak için kızım Güneş’le İzmir’e geldik ve Kökekuba ailesi ile tanışma şansını yakaladım. Ocak 2019′ dan beri Kökekuba ailesinin bir parçasıyım ve iyi ki buradayım diyorum.

 

< Geri